Dünya Mazlumlar Günümüz Olsun Halepçe

24

Yazar: İsmail Amedi | Tarih: 16 Mart 2010

  Halepçe Mazlumlarına…   “ Hayâ perdesi yırtıldı bu ümmetin bir kere! Artık dikiş mi tutar benden sonra… Hayâ yerini örtmek midir iffetin nişanesi, yoksa cihana hayâyı hâkim kılmak mı? Be hey utanmaz! Hayâ yerlerim açıkta kaldı diye kapatmak için bez parçası arar durursun!                                                                     Hayâ perdeniz yırtılmış Ümmetçe… Milletçe… Devletçe… Seyredin hayat boyu sürecek hayâsızlığı [...]

Ölüm ve Ben!

30

Yazar: İsmail Amedi | Tarih: 27 Şubat 2010

Ben ölecek kadar değersiz bir varlık değilim! Ölüm beni benden alabilir. Ölüm bendeki beni! Sonsuz özgürlüğe salabilir… Gönlümdeki yarasa geceyle kucaklaşıp, gökyüzünde anlamlı, anlamsız daireler çizerek uçabilir. Oysa ben onu göze alabilir, Ele alabilir, dize alabilir, söze alabilir, öze, yüze ve düze de alabilirim! Onu alır kucağımda emzirir hayal etaminimden nakış nakış işlediğim kundakta hayat ninnilerimle [...]

Bulutlardan Düştün mü Hiç?

15

Yazar: İsmail Amedi | Tarih: 01 Şubat 2010

Yüce dağların başında durup gölge ettin mi hiç! Duruşunla dağların doruğundaki dev kayaları hayretler içinde bırakıp, kendine özendirdin mi hiç! Dağılıp, dağılıp… Dağıldıkça uzak diyarlarda dudakları çatlamış, kurumuş dudaklara umut ışığı, hayat kaynağı olup bir lam’a hayat sundun mu? Tünelin sonunda ışık oldun mu hiç? Sana güvenip buğdayını, arpasını, nohut ve mercimeğini toprağın bağrına bırakan [...]

Tarhana Çorbası

30

Yazar: İsmail Amedi | Tarih: 20 Aralık 2009

Hayatımda kibirlenip böbürlenerek, yani kendime güvenerek yapmasını becerdiğim tek yemek biçimi menemendir. Ancak bugün çok düşündüm ve tarhana çorbası yapmaya ve siz değerli kardeşleri davet edip bir mevlit vermeye karar kıldım! Hayırlı olsun! İnanın bir değişiklik yapmak ve damak zevkinden anlayanların karşısında mahcup olmamak için sadece bir kez düşünüp hemen davrandım… Önce çorbayı nerde yapmaya [...]

Diyarbakırlı Çocuk

35

Yazar: İsmail Amedi | Tarih: 08 Aralık 2009

Gecenin geç vaktiydi, karanlık! Soğuk bir akşamdı, altı Aralık. Ailece bir arkadaş ziyaretinin ertesi ve Cumartesi… Sırtında kahverengiye yakın bir ceket, bir elinde simsiyah bir poşet ve diğer elinde mavi bir terlikle yaklaştı bineceğimiz dolmuşa, arkamızdan aceleyle! Çocukları dolmuşun merdivenlerinden içeri almaya çalışırken beni solladı… Minibüsün arkasında “HATALI SOLLAMA ÖLÜM GETİRİR” yazılı mıydı, bilmem. Ama [...]

Ah Benim Kürd Yanım!

18

Yazar: İsmail Amedi | Tarih: 17 Kasım 2009

Bir yanım var benim, benden de uzak! Şehrimin en kuytu köşesi, en karanlık ve çıkmaz sokağım! Kerbelam, çölüm, Kaf’’tan da ulaşılmaz ve aşılmaz dağımdır benim!… Çingene duygularımı içinde mahsur ve mahkûm bıraktığım otağım, hiçbir dalda durmayan, zıplayan serçemsi duygularımın yuvası ve hiçbir kalıba sığmayan liseli yıllarımın yıkık duvarlı, duygu dolu sınıfı! Mağrur ve mağdur duygularımdan [...]

Mat Bir Şahla Bir Asırdır Sürdürülen Oyun! ve Otuz Yıldır Mağlubiyete Oynayan Piyon!

23

Yazar: İsmail Amedi | Tarih: 23 Ekim 2009

                         Türkiye cumhuriyeti’nin kadim inkar politikası ve Kürtlerin bir o kadar kadim inadı sayesinde uzayıp giden bir süreci yaşıyoruz… Karşılıklı inkâr ve muhatap almama çabasıyla gittikçe yamalı bohçaya dönüşen ve sertleşen süreçte Kürtlerin izlediği siyaseti masaya yatırmak gerekiyor… Bir Kürt olarak kendi dürbünümle bu siyasete yaklaşmak istedim! Cumhuriyetin inkâr ve asimilasyon politikası, Dicle ve Fırat [...]

Nerdesin?

35

Yazar: İsmail Amedi | Tarih: 01 Ekim 2009

Ölüm çölüydü bu sabah gezintiye çıktığım güzergâh… Önümde cesetler kum gibi dizili, adını okusam da böyle bilmiyordum bu menzili. Gözüktü gönül arzımın, basiret bağımın tenha sahili ve çekildi sehpada son nefesle yüzleşen ruhumun bedenimden ayrılığını haykıran ve yüzleşmeyi anımsatan hakikat mili… Ve bakışların yüzünden okunan o dokunaklı ah! Dil kınından başını çıkarmıyor eyvah! Bu çöl [...]

Yed-i Beyza

7

Yazar: İsmail Amedi | Tarih: 17 Eylül 2009

Bir dalış yapsın dalgıçlar derinlere… Haşereler, yılanlar inlere… Dervişler hu’lara, zikirlere, ayinlere ve âşıklar iniltilere, yakarışlara, âminlere… Göz dikin burç burc göklere, dilek takın duvak yerine gelinlere… Koçların boynuna çıngırak, bir engerek gibi zehir akıtın zihinlere… Bir sala okuyun gönül minaresinden! Bir eli çekiçleyin örslerde, yumuşatıp verin yetimlere… Yoksulun sofrasına bir zengin serin, bir kardeşlik, [...]

Bir Masal Anlatsam Yüreğime

19

Yazar: İsmail Amedi | Tarih: 04 Eylül 2009

Bir masal anlatmak istedim bu gece yüreğime… Sandal gibi bir masal ki taşısın beni aşkın gemisine. Bir mısra ile bir mızrağın izlerini takibe düştüm ve bir mızrapla şarkılar emzirdim acıların kundağında büyümekte olan yüreğime… Dervişlerin çektikleri içten bir hu’yu değil, belki bin hu’yu geçmişti, izinin peşi sıra yavru ceylan gibi vurulmak için koştuğum mızrağın bıraktığı [...]